Bu bir cadı oyunu değil (Sabitfikir dergisi)

18 Mayıs 2018
Naomi Alderman’ın Güç’ü, Damızlık Kızın Öyküsü ile Açlık Oyunları’nın bir melezi değil sadece. Kesinlikle daha fazlası.

Naomi Alderman’ın Güç romanı, olaylarını dört karakter üzerinden kuruyor: Londralı bir suç baronunun kızı olan Roxy, gazetecilik öğrencisi Tunde, yerel bölgede bir siyasetçi olan Margot ve Güney Amerika’dan Allie. Önce 14 yaşındaki Roxy ile Londra’dan başlıyoruz; 21 yaşındaki Tunde ile havuzda bir yaz rüzgarı eşliğinde Lagos’a (Nijerya) geçiyoruz: Tüm gazetecilik öğrenciliği heyecanıyla, süpermarketteki bir kadının bir adamı elektriğiyle çarptığı anın videosunu çekip internette yayınlayınca, “Kızların Günü” başlıyor.

“Elektrik Kızlar” bir türlü anlamlandırılamıyor; bir virüs sanılıyor, deniz biyologları elektrikli yılan balıklarından bahsediyor. Delhi’de bir grup araştırmacı, kızların köprücük kemiklerinin üzerinde çizgili bir kas olduğunu; bu kasa “elektrik organı” veya burgulu yapısından ötürü “kas çilesi” adı verildiğini açıklıyor. “Bir iki yıl içinde bir aşı çıkacak ve ondan sonra her şey normale dönecektir.” O aşı hiçbir zaman çıkmıyor tabii…

Allie ile uzun, sıcak bir yaz esnasında Florida’ya dönüyoruz. Haşlama tankına giden tavuklardan birkaçı başını kaldırıyor! Tavukların bacakları, taşıma kayışına takılıyor, bu kayışa takılı tavuklar ilerliyor ve başları elektrik verilmiş bir suya giriyor. Ciyaklayıp titriyorlar. “Etkin, hijyenik ve vicdanlı” diyor patron, iyi mi! Bu sayfalar aklıma eski bir Yunan filmi olan Angelos’u (Giorgos Katakouzinos, 1982) getiriyor: Şehrin çöplüğünde, filmin başrolü olan genç adamın annesinin çalıştığı tavuk çiftliğinde ya da Atina’nın karanlık sokaklarında geçen filmde, metal bir makineye sıralanan ölü tavuklar hızla kameraya yaklaşırlar…

kaynak: http://www.sabitfikir.com/elestiri/bu-bir-cadi-oyunu-degil

Instagram
Facebook
Twitter